Haber Detayı
25 Ağustos 2021 - Çarşamba 00:49
 
GSO Başkanı Ünverdi: Derdim; ‘Ün’ değil, hep ‘Un’ oldu!
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim kurulu Başkanı Adnan Ünverdi www.nrdhaber.com internet haber sitesinde DÜZGÜN ROTA’ya konuk oldu. Başkan Ünverdi, NRDHABER.COM Yayın Koordinatörü Nihat Düzgün’ün sorularını içtenlikle yanıtladı.
Düzgün Rota Haberi


Başkan Ünverdi, röportajında Türkiye ekonomisinde gerek üretim, gerek istihdam kapasitesi ve gerekse ticaret hacmi ile önemli bir yere sahip olan Gaziantep’in özellikle pandemi döneminde hayati bir rol üstlendiğinin altını çizdi.

 

Başkan Ünverdi, sanayi ve ticaret kültürü ile Türkiye’ye model olan Gaziantep’in gelecek yıllarda da bu misyonunu sürdürebilmesi için kendisini çağın gerektirdiği biçimde yenilemesinin şart olduğunu ifade etti.

 

Özellikle bilim ve teknolojinin ışığında yapılacak üretimle katma değeri yüksek ürünlerin Gaziantep sanayisi ve ticaretini bulunduğu yerden çok daha ilerilere taşıyacağına inandığını kaydeden Başkan Ünverdi, bu anlamda Gaziantep’in yeni nesil sanayicilerine büyük görev düştüğünü belirtti ve onlara güveninin sonsuz olduğunu dile getirdi.

 

Ünverdi, Gaziantep Sanayi Odası olarak kent sanayisini geleceğe hazırlamak amacıyla birçok projeye imza attıklarını ve hâlihazırda devam eden projelerinin birçok sanayi kentine model olduğunu da belirtti.

 

 

-Sayın Başkan, dilerseniz pandemi dönemi ile başlayalım. Gaziantep’in Türkiye ekonomisinde üstlendiği rol ve bu süreçte üretim, ihracat ve istihdam alanlarında neler yaptığını sizden dinleyelim.

-2020 yılına umutla başlamıştık lakin pandemiyle birlikte tüm dünya ekonomileri büyük bir şok yaşadı. Gaziantep olarak ise pandemiye rağmen üretim, ihracat ve istihdamımızı sürdürdük. 2019 yılını tüm güçlüklere rağmen 7.5 milyar dolar gibi rekor ihracatla kapatmıştık. 2020 yılına da iyi başladık ancak ülkemizde salgının görülmesi ile mart, nisan ve mayıs aylarında maalesef şehrimizin ihracatında ciddi düşüşler oldu. Haziran ayı itibari ile yeniden artıya geçtik ve şehrimizin ihracatı artarak devam etti. 2020 yılını 7 milyar 935 milyon 814 bin dolar ihracat gerçekleştirerek rekorla kapattık. Şehrimiz 2020 yılında en fazla ihracat yapan 5. il oldu.

 

Herkesin kara kara düşündüğü bir dönemde Gaziantep üretim çeşitliliği ile kritik bir rol üstlendi ve öne çıktı. Öncelikli ihtiyaç haline gelen ve güçlü olduğumuz sektörler arasında yer alan koruyucu maske ve tulum yapımında kullanılan kumaşlar ile gıda üretimlerimizi dünyanın farklı bölgelerine ulaştırdık. Ambalaj sektörümüz ihtiyaçlar çerçevesinde taleplere cevap verdi. Gaziantep 155 alanda üretim yapan bir şehir ve bu binlerce ürüne tekabül ediyor.

 

Ortadoğu ağırlıklı olan ihracatımızı da bu süreçte daha çok batı ülkelerine çevirdik. Ortadoğu tabii ki bizim için iyi bir pazar, ancak bu bölgelerde yaşanan ciddi sıkıntılarla birlikte Avrupa Birliği ülkelerinde ve ABD'de Gaziantep ürünleri daha fazla yer almaya başladık.

 

Tabii gerçekten pandemi en çok esnaflarımızı, hizmet ve turizm sektörlerini etkiledi. Bu sektörlerimizin de hızla yaralarını sararak, kayıplarını telafi etmeleri en büyük temennimiz. Bu süreçte maalesef salgınla birlikte deprem, yangınlar ve sel felaketlerine karşı ülke olarak büyük bir mücadele verdik ve mücadelemizi sürdürüyoruz. Salgın ve afetlerde kaybettiğimiz canlarımıza Yüce Allah’tan rahmet, hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Rabbim aziz milletimizi ve tüm insanlığı her türlü hastalık ve afetlerden korusun.

 

- Sayın Başkan, pandemi döneminde Türkiye’de ve dünyada birçok firma sıkıntılar yaşadı. İş yerini kapatanlar, iş bırakanlar oldu. Ama Gaziantep’te başarılı firma sayımız bir önceki yıla göre arttı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Burada Gaziantep’in müteşebbis ruhu, cesareti ve üretim gücü var. Gaziantep kazandığını biriktirmez, bir yerlere de dursun demez, kazandığını yine yatırıma harcar. Bu ne demektir? Daha fazla fabrika, daha fazla üretim, daha fazla ihracat, daha fazla istihdam ve daha fazla büyüme demektir. Gaziantep bunu kamu yatırımı olmaksızın başarmaktadır. Gaziantep bunu tamamen özel sektörün, sanayicilerin, çalışanlarımızın emeği, alın teri ile başarmaktadır.

 

Belirttiğiniz gibi, kamu yatırım olmaksızın ve pandemiye rağmen biz şehrimizde yeni tesisler kurduk. Düşünün ki, Gaziantep’in 2019 yılında İSO 1000 listesinde 61 olan firma sayısı 2020 yılında 67’ye çıktı ve İSO 1000’de en fazla firmaya sahip 4. il olma başarısını gösterdik.

 

Kamu yatırımı olsaydı daha da farklı olur muyduk? Evet, daha farklı olabilirdik.  Bugün artık biz de kamu yatırımlarının Gaziantep’e gelmesini istiyoruz. Tabii ki bu bize avantajlar sağlayacaktır.

 

-Sayın Başkan, bu soruma Gaziantep özelinden hareketle ülkemiz genelinde de cevap verebilirsiniz. Ülke sanayicilerimizin üretim, istihdam, pazarlama ve rekabette sahip olduğu avantaj ve dezavantajları hakkında neler söylemek istersiniz?

-Evet, ülkemiz Cumhuriyet tarihimizde olmadığı kadar ihracatını artırıyor. Gaziantep de geçmişe oranla ihracatını artırarak yoluna devam ediyor.  Handikaplarımız nelerdir diyorsunuz…

 

En başta katma değer konusu geliyor ve ihracatımızda katma değeri muhakkak arttırmalıyız. Kar marjlarımız maalesef çok düşük. Bununla birlikte komşumuzun ürettiğini biz de üretmek istiyoruz. Bu sefer aynı ürün de fiyatta rekabet başlıyor. En azından komşumun ürettiğinden daha iyisini ve daha katma değerlisini üretmeliyiz ki farklı olsun. 

 

-Geçmişten bugüne bölge illeri ve genel anlamda uygulanan teşvik politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Teşvik konusu tabi ki çok önemli ve hem bölgesel hem de sektörel anlamda sanayimizin gelişmesi için dikkatli bir şekilde devam etmesi gerekiyor. Sanayisi gelişmemiş illere teşvik verilmesi, bu şehirlerdeki sanayinin gelişmesi, sanayi şehirlerindeki nüfus yoğunluğunun ve yükünün azaltılması anlamında önemlidir. Bu bağlamda ilçelere verilecek teşvikler de şehirlerdeki nüfus yoğunluğunu azaltacaktır.

 

Ancak şu var ki her şehir de üretici olamaz. Bu sebeple sanayileşmeye müsait olan iller iyi tespit edilmeli, bununla birlikte Gaziantep gibi sanayisi gelişmiş, sürekli kendini yenileyen ve sanayimize öncülük eden illerin de teşviklerde ön planda tutulması gerekmektedir. Tabi burada bölgesel koşullar, dönemsel gelişmeler ve illerin kendine özgü şartlarının da göz önünde bulundurulmasında fayda olduğunu düşünüyorum.  

 

-Halihazırda kurulu tesisi olan, misyonu üretmek olan sanayi şehirleri dururken sanayi alanında üretim kültürü olmayan illere teşvikler verilmesi sizi de rahatsız ediyor mu?

-İstanbul da ürün üreten bir firmamız var aynı ürünü burada üretebilir mi? Yani bu bölgede, Şanlıurfa’da üretebilir mi? Evet, bu sonuçta fayda ve maliyet analizine bağlı. Orada ürettiğin birim maliyetinden çok daha ucuza  üretebilirsin. Eğer altyapın buna uygunsa, işçilik ve lojistiğin buna uygunsa orada durmanın da bir anlamı yok. Bir ayakkabı firması şu anda Şanlıurfa’da bir tesis kurdu ve üretiminin bir kısmını burada yapıyor.

 

Biz Polateli-Şahinbey Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde de çok fazla yatırımcıyı başka bölgelerden buraya çekmek istiyoruz. İskenderun Hassa-Dörtyol Tüneli'nin açılması ve İskenderun Limanı’na yakınlığı ile burası üretim, lojistik ve dış pazara ulaşma konusunda kritik bir rol üstlenirken, özel teşvikler ve iş gücü imkanları ile yatırımcılara önemli avantajlar sağlayacak. 

 

-Sayın Başkan, Gaziantep sanayisinin geleceğe hazırlamak için projeler üretiyorsunuz. Bu projeler hakkında konuşalım biraz. Son dönemde hangi projeleri hayata geçirdiniz ve projeler kapsamında ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?.

-Gaziantep Sanayi Odası olarak yenilikçi, teknolojik ve yüksek katma değerli üretimlere odaklandık. Model Fabrikayı bunun için kurduk ve yalın üretim uygulamaları ile başladığımız eğitimlerimize dijitalleşme ile devam ediyoruz. Şehrimiz ve bölge üniversitelerimizle birlikte çalışıyoruz. İlk etapta yalın üretim eğitimleri ile başladık ve firmalarımızdan verimlilik konusunda çok güzel dönüşler aldı. Bundan sonraki süreçte yalın üretim teknikleri ile birlikte dijitalleşme eğitimlerine başlıyoruz.

 

Savunma sanayi ve medikal sektöründe önemli girişimlerde bulunduk. Savunma sanayine yönelik üretim yapan vakıf şirketlerinin şehrimizde yatırım yapmaları için çalışmalar yürütüyoruz. Bu şirketleri bölgemize çekebilirsek sanayimizin teknolojik altyapısının oluşmasını ve ileri teknoloji üretimlere geçişimizi de hızlandırmış olacağız. Bunlarla birlikte sektörümüz için kritik öneme sahip olan, Gaziantep makine, metal laboratuvarı ve ısıl işlem merkezinin kurulumu için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

 

Sanayicilerimizin ve ihracatçılarımızın geleceği açısından önem taşıyan “Yeşil Mutabakat” konusuyla ilgili de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İhracat odaklı üretim yapan bir kent olarak önümüzdeki süreçte AB ve nitelikli pazarlarda sorun yaşamamak için sanayimizi buna hazırlamak durumundayız.

 

2017 yılında faaliyetlerine başlayan GSO Mesleki Eğitim Merkezi’nde (GSO-MEM) bugüne kadar 8 bin kişiye mesleki eğitim verdik. GSO Mesleki Yeterlilik Belgelendirme ve Danışmanlık A.Ş.’de tehlikeli iş kollarında sınav ve belgelendirme yapmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kadınlarımızın iş hayatına kazandırılması için Türkiye’de bir ilk olarak Gaziantep Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte Gaziantep Kadın Girişimci Destek Merkezi’ni (KAGİDEM) hayata geçirdik ve şu an kadınlarımız bu merkezimizde kendi işlerini kurma ve geliştime imkanı buluyorlar.

 

Pandemi dolayısıyla biraz ara vermek zorunda kalmış olsak da Ticaret Elçileri projemiz ile Gaziantep’te eğitim gören yabancı uyruklu öğrencilerimizi ticaret elçisi olarak tayin ediyor ve kendi ülkeleri ile yeni köprüler kurmaya devam ediyoruz. Gaziantep Sanayi Odası ve Gaziantep Teknopark iş birliğiyle Ticaret Bakanlığı’nın sağlamış olduğu hizmet sektöründe rekabet gücünün artırılması (HİSER) desteği kapsamında hayata geçirilen Gaziantep Yazılım ve Bilişim Kümesi Projesini başlattık. Yazılım ve bilişim üzerine başlatılan projenin sektörün gelişimine ve iş dünyasındaki dijital dönüşüme büyük katkılar sunacağına inanıyorum.

 

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ile SAHA İstanbul işbirliğinde Gaziantep’teki genç işadamları ve yöneticilere yönelik, Harvvard, Stanford gibi dünyanın en üst düzey 15 üniversitesinin MBA programlarından derlenen SAHA MBA programının ilkini düzenledik ve yöneticilik gelişim programının ikincisine Eylül ayında başlıyoruz.

 

-Gaziantep son dönemde gerçekleştirdiği ulusal ve uluslar arası başarılı fuar organizasyonlarıyla ‘Fuarlar Kenti’ olarak anılan bir şehir haline gelmişti. Son iki yıldır pandemi nedeniyle iptal edilen fuarlarınız var. Önümüzdeki dönem için programınız nedir, fuarlarınız devam edecek mi?

-Tabii ki pandemi fuarlar noktasında bir dizi ertelemelere neden olmuştu, ancak biz pandemi dönemindeki ilk fuarımızı ocak ayında 31. GAPSHOES Uluslararası Ayakkabı, Terlik, Saraciye ve Yan Sanayi Kış Fuarı ile gerçekleştirdik ve ardından nisan ayında 12’inci Tarım, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Fuarı’nı (GAPTARIM) düzenledik. Sektörlerimizin de beklentileri bu yöndeydi ve fuarlarımız çok başarılı geçti. Olağanüstü bir gelişme olmadığı takdirde, aralık ayında da GAPSHOES Uluslararası Ayakkabı, Terlik, Saraciye ve Yan Sanayi Yaz Fuarımızı gerçekleştirecek ve fuarlarımızı artırarak devam edeceğiz.

 

-Sayın Başkan, tarih boyunca bölgenin üretim ve ticaret merkezi olan Gaziantep’in sanayisini kısa orta ve uzun vadede neler bekliyor, kent sanayisinin geleceğiyle ilgili öngürünüz nedir?

-Gaziantep sanayisi koşuyor desek yeridir. Gaziantep ne üretirse üretsin bunu ihraç etmek zorunda olduğunun da farkında ve o nedenle yeni pazar arayışları her zaman devam ediyor. Bu anlamda ihracatımızı artırmak, üretim çeşitliliğini geliştirmek noktasında kurulacak yeni organize sanayi bölgelerimiz var. Onların da katkısıyla katma değerli üretim yapan bir Gaziantep’i yakın bir zamanda göreceğimizden eminim. Savunma sanayine üretim yapan iki vakıf şirketimiz de Gaziantep’e gelirse ilerleyen süreçte sanayimiz adına farklı konuları konuşacağımıza inanıyorum.

 

Gaziantep teknoloji adımları, sektörel çeşitlilik, yeni OSB’ler, artan ihracatı ile entegre bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu süreçte hayata geçireceğimiz projelerimizin meyvelerinin alınması ile katma değerin arttığı, teknoloji odaklı üretimlerin ağırlık kazandığı bir evreye geçilerek Gaziantep sanayisinin kabuk değiştirdiğini göreceğiz. Üretim yelpazesinde ki çeşitliliğin zenginleştirilmesi için atılmış adımlar var. Bunun alt yapısını oluşturmak için Gaziantep’in gücünü ortaya koymamız gerekiyordu.

 

STM Savunma Teknolojileri ve Mühendislik A.Ş. tarafından bu anlamda Gaziantep makine ve metal sektöründe katma değeri yüksek savunma sanayi ürünleri üretme yetkinliğine ulaşabilmesi için bir çalışma yapıldı ve firmalarımızın üretim kabiliyetlerine yönelik bir rapor hazırlandı. Sonuç olarak bir “Dönüşüm Modeli”nin hayata geçirilmesi önerisi getirildi. Gaziantep sektörel çeşitlilik, sanayi kültürü, insan gücü ile savunma sanayine hazır ve inşallah bunu da başaracağız.

 

-Sivil toplum yöneticiliği yaşamınız ve makama bakış açınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

Aslında benim sivil toplum kuruluşlarıyla tanışmam en başında keyifli bir oluşumda yer alarak başladı. Çok keyifli bir süreç olan Gaziantep Halk Oyunları Derneği’nin (GAHOD) da Kurucu Başkanı olmaktan her zaman gurur duymuşumdur.  

 

İş yaşamında ise Gaziantep Genç İşadamları Derneği’nin (GAGİAD) bendeki yeri hep ayrı olmuştur. 1996 yılında Sayın Nejat Koçer’in davet etmeleriyle GAGİAD yönetiminde görev aldım. Burada çok güzel proje ve çalışmalar gerçekleştirdik. 1 yıl sonra Nejat Bey’in Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı olmasıyla birlikte, geriye kalan yaklaşık 1 yıl boyunca Sayın Mustafa Topçuoğlu ile güzel bir süreç yaşadık.

 

GAGİAD Yönetim Kurulu Üyeliğimi tamamladıktan sonra, GSO seçimlerine katılarak sektörümdeki firmaların uygun görmesiyle Meclis Üyesi olarak GSO süreci başlamış oldu. Daha sonra Sanayi Odası’nda öncelikle yönetim kurulu üyesi olarak görev aldım ve sonrasında muhasip üye oldum. Adil Sani Konukoğlu Başkanımızın Yönetim Kurulu Başkanlığı döneminde Başkan Vekili olarak görev yaptım. 2018 yılının Nisan ayında yapılan seçim sonucunda Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildim. Bu süreçte Sanayi Odası’nın en alt kademesinden en üst kademesine kadar görev yaptım diyebilirim.

 

Makama bakış açısına gelince; benim sevdam Gaziantep ve dolayısıyla güzel ülkem. Gaziantep’i ne kadar ileriye götürebilirsek en büyük kazanç da budur. Makama bakış açım da beklentim de, ülkeme hizmet etmek ve arkamdan bir rahmet okutturabilir, hayır duası alabilirsem ne mutlu bana… Yaşam emin olun çok uzun değil, Baki’nin dizelerinde olduğu gibi, “Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş”, hoş bir sadâ bırakabilirsem en büyük kazancım budur. Yetkin olduğum dönemlerde asla ünlenmek, tanınmak, bulunduğum makam ve mevkiyi gelecekle ilgili planlara alet etmeyi asla düşünmedim. Derdim ‘Ün’ değil, hep ‘Un’ oldu. Temsil ettiğim kesimler ve toplumumuza faydalı şeyler yapmaya çalıştım. İnşallah bu makamları bırakıp, gittiğimizde daha önce de ifade ettiğim gibi arkamızdan insanlara rahmet okutabiliriz.

 

-O zaman gelecekle ilgili olarak çok fazla bir planınız, hesabınız yok! Böyle mi anlayalım?

-Evet. Gelecekle ilgili özellikle STK, siyaset vs. hiçbir planım yok. Gaziantep Sanayi Odası’nda göreve geldik, başkanlığını yaptık. Görevimiz devam ediyor. Hizmet edebiliyorsak ne mutlu. Bu koltuk emanet, benim değil. Günü gelince hakkını vermiş olarak devretmek en büyük temennim.

 

-Seçimler de yaklaştı, yeni dönem için devam etmeyi düşünüyor musunuz?

-Göreve geldiğimiz dönemde genel ve yerel seçimler, ekonomik kriz, sınırımızın hemen yanı başında yaşanan gelişmeler, pandemi gibi peşin sıra gelen hadislerle uğraşırken, bir taraftan da sanayicilerimize hizmet vermeye, projeler geliştirmeye çalıştık. Emin olun bu konuyu hiç düşünmedim. Bu süreçte odamızın yeniden yapılanma sürecini tamamladık. Model Fabrika, GSO-MEM, GASBEM’in bir arada olduğu Endüstriyel Gelişim Bölgemizi kurduk. Paydaşlarımızla KAGIDEM’i faaliyete geçirdik.

 

-Ülkemizin genel anlamda toplumsal olarak en önemli sorunu nedir sizce?

Ülkemizin en büyük sorunu eğitim ve maalesef hepimiz bu konuyu çok iyi biliyormuş gibi davranıyoruz. Doğumdan başlayıp ölene kadar eğitim ve öğrenme devam ediyor. Bizler de kendi alanımız olan sanayide, kuşaklar arası bir bağ kurmaya çalışıyoruz. Genç kuşağın artık yeni bir bakış açısı var. Onlar bizim geleceğimiz ve yarınımızı onlar inşa edecekler. 

 

-Yeni nesil sanayicileri nasıl görüyorsunuz, Gaziantep sanayisinin geleceği ‘emin ellerde’ diyebilir misiniz?

Sanayimizi emin olun çok daha ileriye taşıyacaklar. Ben bu ülkenin tüm gençlerinden çok umutluyum. İHA’ları, SİHA’ları, bu yazılımları yapanlar bu ülkenin evlatları. Üniversite ve yüksek öğrenim eğitimi alıp Gaziantep’e gelmiş yüzlerce gencimiz var. Gaziantep’i de ileriye taşıyacak bizim gençlerimiz. Geleneksel üretim yöntemlerini, çağın gerekliliğine göre güncelleyerek atalarından devraldıkları bayrağı daha yukarılara taşıyacaklarına yürekten inanıyorum. Benim gözlemim bu yönde. Yeni nesil sanayicilerimiz kesinlikle Gaziantep sanayisi ve ticaretini çok daha ileriye taşıyabilecek potansiyele sahipler.

 

 

 

Kaynak: Editör: Nihat DÜZGÜN
 
Etiketler: GSO, Başkanı, Ünverdi:, Derdim;, ‘Ün’, değil,, hep, ‘Un’, oldu!,
Haber Videosu
Yorumlar
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
21
19
0
3
6
9
2
Hatayspor
19
18
2
1
6
9
3
Fenerbahçe
19
13
2
1
6
9
4
Beşiktaş
17
18
2
2
5
9
5
Fatih Karagümrük
17
15
2
2
5
9
6
Galatasaray
17
14
2
2
5
9
7
Alanyaspor
17
14
2
2
5
9
8
Altay
15
16
5
0
5
10
9
Konyaspor
14
12
1
5
3
9
10
Adana Demirspor
12
14
3
3
3
9
11
Yeni Malatyaspor
12
11
6
0
4
10
12
Kayserispor
11
13
4
2
3
9
13
Gaziantep FK
11
11
4
2
3
9
14
Sivasspor
10
13
3
4
2
9
15
Başakşehir FK
9
11
6
0
3
9
16
Antalyaspor
9
10
4
3
2
9
17
Göztepe
8
9
5
2
2
9
18
Giresunspor
8
5
5
2
2
9
19
Kasımpaşa
6
9
5
3
1
9
20
Çaykur Rizespor
1
6
8
1
0
9
Haber Yazılımı