Yazı Detayı
06 Haziran 2021 - Pazar 19:44
 
ÜSLUP illa da ÜSLUP…
Metin Başbekçi
 
 

1997 Yılında Cinderesi’nde bir ilkokulda vekil öğretmenlik yapmıştım.

Öğrenci sayısı fazla, okul fakir, öğrenciler fakir.

Hatta en çok dikkatimi çeken de ATATÜRK büstü olmadığı için sabahları öğrencilerin dikili taş önünde İSTİKLAL MARŞI okumasıydı.

2. Sınıf öğrencilerine eğitim veriyorum.

Sınıfın en arkasında yaşıtlarına göre biraz iri fakat haylaz bir öğrenci var. Öndekine pat, yandakine küt, ders dinlemek gibi bir alışkanlığı yok.

Aylardan Kasım, yerde kar, buz var. Bizim haylazın üzerindeki kot pantolon dizinden itibaren dikiş sökülmüş bacak açıkta.

Yanıma çağırıp ertesi gün babasının gelmesini söyledim.

Ertesi gün kucağında bir bebekle bir anne geldi.

Haylazın annesi olduğunu söyledi. Pantolonunun neden sökük olduğunu gerekirse alttan bir külotlu çorap giydirmesini söyledim.

Derslerinde de çok zayıf olduğunu söyleyince anne haylazın okuldan gelince sokağa çıktığını o nedenle ilgilenemediğini durumlarının da zayıf olduğu için pantolon alamadıklarını söyledi.

Müdür beyin yanına gittim.

Neden Atatürk büstü olmadığını sordum.

Milli eğitimden gelen büstler fiberglas olduğu için top çarpınca kırıldığını bu nedenle istemekten usandıklarını söyledi.

İş başa düştü yani.

Her gün okula giderken işportacıdan kalem, silgi alıp gidiyordum.

Sınıfa girince bugün bizim haylaz iyi okudu, iyi yazdı diye kalemi, silgiyi ona veriyordum.

Bir hafta geçti ki haylaz yerine mülayim ve çalışkan bir öğrenci geldi.

Her teneffüs elimi öpüp öyle dışarı çıkıyordu.

Bizim haylazı bir hafta gibi kısa sürede kazanmıştık. Benden önceki öğretmen haylazlık yaptığı için en arkaya oturtmuş böylece ona bir ceza vermiş.

Tabi çocuk da  dışlandığı hissi ile haylazlığı artırmış.

ÜSLUP değişince çocuk da değişti.

Bir dernek başkanının yanına gidip Atatürk büstümüz olmadığını ve tunç bir büst hediye etmelerini istedim.

Biraz da giyecek yardımı.

Başkan ‘seve seve’ dedi ve sayı istedi.

Müdür beye durumu anlattıktan sonra gerekli yardım okula geldi.

Bu arada bizim haylazın annesi tekrar geldi.

Bu defa ben çağırmamıştım.

Anne biraz öfkeli hocam sen ne yapıyorsun haylaz önceleri okuldan gelip sokağa gidiyordu, şimdi gelip bu nedir, bu nedir diye bize soruyor.

Biz bilmiyoruz ki dedi.

O gündür bu gündür bizim çocuklardan önce aileleri eğitmemiz gerektiğini savundum.

Zira her fırsatta birbirimizi hakir görüp, küçük çıkarlar uğruna kırdığımız kalpler ve hakaret dilini uygarlık sandığımız bu zamanda ÜSLUP toplumun ortak dilidir.

‘Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır!’ deriz de hani o yılan delikten çıksa beni sokacak diye de öldürmekten geri durmayız.

TBMM’de dahi küfürlerin uçuştuğu,  siyasilerin her haber programında birbirlerine söyledikleri hakaretamiz sözler, kadın programlarındaki bozuk yaşantılar ÜSLUBUMUZU da bozmuş.

‘Saygı’ denen o muhteşem duyguyu unuttuğumuz hayatımızın temeli koyamadığımızda insan olmamız da mümkün olmaz.

Boşuna dememişler, "İnsanın karakteri kullandığı, ÜSLUP’tan belli olur!"

 
Etiketler: ÜSLUP, illa, da, ÜSLUP…,
Yorumlar
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
84
89
8
6
26
40
2
Galatasaray
84
80
8
6
26
40
3
Fenerbahçe
82
72
8
7
25
40
4
Trabzonspor
71
50
7
14
19
40
5
Sivasspor
65
54
7
17
16
40
6
Hatayspor
61
62
13
10
17
40
7
Fatih Karagümrük
60
64
12
12
16
40
8
Alanyaspor
60
58
14
9
17
40
9
Gaziantep FK
58
59
12
13
15
40
10
Göztepe
51
59
15
12
13
40
11
Konyaspor
50
49
14
14
12
40
12
Çaykur Rizespor
48
53
16
12
12
40
13
Başakşehir FK
48
43
16
12
12
40
14
Kasımpaşa
46
47
18
10
12
40
15
Yeni Malatyaspor
45
49
15
15
10
40
16
Antalyaspor
44
41
14
17
9
40
17
Kayserispor
41
35
17
14
9
40
18
BB Erzurumspor
40
44
20
10
10
40
19
MKE Ankaragücü
38
46
22
8
10
40
20
Gençlerbirliği
38
44
22
8
10
40
21
Denizlispor
28
38
24
10
6
40
Haber Yazılımı